27 Ekim 2022 Perşembe

YA HALK YA DA HÜKÜMET YA DA DEVLET İNSANLARI TAHRİK EDERSE (ŞİİR)

 'Demokrasi' savım ki siyasete, hükümete, devlete boyuneğmek(boyun eğmek)

Değil izinsiz 'Demo' yani 'Gösteri' 'krasi' yani 'gücüdür/hakkıdır'

Yani işin özü, özeti, kısacası, açıkçası ki 'İzinsiz gösteri hakkı olmayan ülkede

Demokrasi yoktur'

Ancak bu 'Gösteri hakkı' ahlaka ve bilime karşı değil, ahlak ve bilim için olmalıdır

Yani ahlaksızlık ya da bilimdışılık için gösteri demokrasi değil, demokrasi düşmanlığıdır

Çünkü 'Demokrasi' ahlakçılık ve bilimselliktir de

Siyaset ve siyasetçiler önce bunu anlamalı

Bu durumda anlaşılır ki henüz dünyanın hiçbir ülkesinde demokrasi yoktur

Zaten siyaset ile yönetilen ülkelerde demokrasi olmaz çünkü siyaset toplumu bölmek

İnsanları birbirlerine düşman, karşıt, hasım, kindar etmek üzerine kurulu

Ahlakdışı, bilimdışı, insanlıkdışı dünyadır,

Önce mantık

Çünkü mantık gerçeğe, doğruya, dürüstlüğe, ve akıl-ruh sağlığına giden yolun başıdır

Adalet, demokrasi, laiklik, din, özgürlük, akıl-ruh sağlığı 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demektir

Çünkü adalet, demokrasi, laiklik, din, özgürlük, ve akıl-ruh sağlığı 'Doğru' olan ise

Doğrunun merkezi ahlak ve bilimdir

Çünkü ahlak ve bilim insanı hayvandan ayıran en üstün özelliklerdir

Yani ahlaka ya da bilime aykırı hukuk ne doğru hukuktur, ne adalettir, ne demokrasidir

Ne dindir,

Ceza kanunu'nda 'Halkı tahrik' suçu diye bir suç

Yani 'Halkı ayaklandırmaya yöneltmek' içerikli bir suç var

Ve bu suç tuhaf ki yalnızca 'Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı

Özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik

Etmek' suçunu içermekte

Oysa bu suça ilk önce halkı 'Cumhuriyete yani demokrasiye yani laikliğe

Yani ahlaka ve bilime karşı tahrik etmek, ve ayaklandırmak' durumu dahil olmalı

Çünkü asıl tehlike budur çünkü zaten demokrasi olmazsa öteki herşey de olur

Belli ki hukuku yaptıran siyaset de, hukuku yapan hukukçuluk da bu suçu anlamamış

Savım ki bu suç 'Cumhuriyet'e yani 'Demokrasiye ve laikliğe' yani 'Türkiye cumhuriyeti'nin

Temellerine karşı halkı tahrik etmek' durumunu ve koşulunu içerir yani siyasi bir suçtur

Yani örnek ki halkı enflasyona ya da işsizliğe ya da ahlakdışılığa ya da bilimdışılığa

Ya da hükümetin ya da devletin ahlaka ve bilime aykırı kararlarına ya da eylemlerine karşı

Halkı tepki göstermeye çağırmayı içermez

Yani bu suç demokratik istekleri ve eylemleri suç saymaz

Siyasetçilerin ve hukukçuların bunu anlamaları gerekir,

Peki ya halk ya da hükümet ya da devlet insanı ya da insanları tahrik ederse ne olacak

Örnek ki putlara tapan, ilahına insan kurban eden, kölecilik yapan, fala inanan

Bilimdışı bir halk bilimsel insanı tahrik ve taciz eder

Ya da çırılçıplak gezen, ortalıkta sevişen, ahlak-edeb-utanmak tanımayan

Zinanın, fuhuşun, eşcinselliğin serbest olduğu ahlakdışı bir halk ahlakçı insanı tahrik

Ve taciz eder

Ne yapsın yani, bilimsel ya da ahlakçı bu insanlar halka

Ve bu bilimdışılıklara ya da ahlakdışılıklara serbestlik, izin veren hükümete

Ya da siyasete tepki göstermesinler mi,

Peki o zaman

Vatanın Batılı işgalcilerce işgal edilmesine izin veren Osmanlı padişah'ına

Tepki gösteren, ve halkı işgalcilere karşı ayaklanmaya çağıran Mustafa Kemal'in

Putlara tepki gösteren, ve halkı putçuluğa karşı ayaklanmaya çağıran Abraham'ın(İbrahim'in)

Kız bebekleri diri diri toprağa gömdürtüp öldüren puta tapıcılığa karşı çıkan

Ve halkı putçuluğa karşı ayaklanmaya çağıran Muhammed'in

'Dünya dönüyor' deyip, dünyanın bir öküzün boyunuzlarında(boynuzlarında)

Ve bir tepside olduğuna inananlara karşı tepki gösteren

Ve halkı bu bilimdışı inança(inanca) karşı ayaklanmaya çağıran Galileo'nun ne önemi kalır,

Yani halkı tahrik etmek suç da, insanları tahrik etmek serbest mi

Halk ya da hükümet ya da devlet bilimsel ya da ahlakçı bir tek insanı bile

Bilime ya da ahlaka aykırı halleri ile tahrik ve taciz ederse ne olacak

Hükümet ya da devlet demokrasiye, laikliğe, ahlaka, bilime aykırı kararlar alırsa ne olacak

Başka örnek ki ahlakdışı moda türü ahlaklı pekçok insanı tahrik ve taciz edebilir

Astroloji, falcılık, medyumluk serbestliği bilimsel pekçok insanı tahrik ve taciz edebilir

İşsizlik, yoksulluk, yokluk, hayat(yaşam) pahalılığı gibi şeyler de insanı tahrik ve taciz edebilir

Halkı ahlakdışılığa ya da bilimdışılığa karşı tepki göstermeye ya da ayaklanmaya çağırmak

Suç ise

O zaman tüm peygamberler de, tüm ulusal kahramanlar da suçlu durumda olmaz mı

Unutulmasın ki tarih de, din de tahrik ve taciz olan bir tek insan sayesinde ilerledi hep

Gerçek ki halkların da, insanların da bilimdışılığa ve ahlakdışılığa tepki göstermek hakları da

Ayaklanmak hakları da vardır

Yoksa tarih ilerlemez, insanlık ilerlemez

Ve dünya asla insanca olmaz,

Gerçek ki 'Halkı tahrik, ve ayaklanmaya çağırmak suçu' yalnızca cumhuriyete

Yani demokrasiye yani ahlaka ve bilime karşı tahrik ve ayaklanma durumunu içerir,

Mantıksız hukuk doğru hukuk değildir

Mantıksız hukuk adalet değildir

Mantıksız hukuk demokrasi değildir

Mantıksız hukuk din değildir

Önce mantık.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.10.22/06.11

HÜKÜMETİN DİNE AYKIRI HALLERİ: ASTROLOGLARDAN VERGİ ALMAK (ŞİİR)

 Kapitalistlik para kazanabilmek için 'Ne istiyorsanız yapın' der

Siyaset oy alabilmek için, iktidar olabilmek için 'Ne istiyorsanız yapın' der

Oysa demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, medeni, ve akıl-ruh sağlıklı olmak kolay değil

Çünkü bunlar ahlakçılık ve bilimsellik isterler

Çünkü beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi ahlak, nicel zirvesi bilimdir

Dinli olmak kolay değil

Çünkü dinli olmak için, dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımına uymak gerekir,

Siyaset toplumu bölmek ve insanları birbirlerine düşman etmekten

Çıkar sağlamak üzerine kurulu bir dünyadır

Bu nedenle ki demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe, adalete, medeniliğe

Ve akıl-ruh sağlığına aykırıdır

Bu nedenle ki siyaset dünyası hem ahlakdışılık hem bilimdışılık getirir

Hem mantıksızlıktır, tutarsızlıktır, saçmalar

Bu nedenle ki insanca, medeni dünya siyaset ile değil

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din ile yönetilen dünyadır,

Hükümet kendine 'İslamcı, Müslüman, dinli' diyor

Ancak dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmediği belli

Çünkü öncelikle siyaset dine aykırıdır çünkü siyaset yandaşlık, düşmanlık, ve bölücülüktür

Ve dini tanımlayan Din hadisileri diyor ki 'Din ahlaktır, ahlak yoksa din de olmaz'

Ancak hükümet genelevleri, zinayı, ahlakdışı pilajları(pılajları, plajları), ahlakdışı modayı

Ahlakdışı otelleri, eşcinsel evliliği, eşcinselliği yasaklamıyor

Üstelik onlardan vergi alıyor yani onları yasallaştırıyor,

Belli ki hükümet dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmiyor

Çünkü şimdi de astrolog denilen bilimdışılardan, dine aykırılardan vergi alıyor

Yani onları yasallaştırıyor

Oysa dini tanımlayan Din hadisileri

'Kim bir falcıya veya kahine gelip söylediklerini tasdik ederse

Muhammed'e indirilene küfür etmiş olur

Kim kahine gelip de birşey sorarsa kırk gece tevbesi kabul olmaz

Söylediklerinde onu doğrularsa kafir olur' diyor

Üstelik astrologluk, falcılık, medyumluk gibi şeyler yalnızca dine değil

Bilimsellik gerektiren demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe, adalete, medeniliğe

Ve akıl-ruh sağlığına da aykırı,

Ülkede mabedler var ancak genelevler, çıplak pilajlar

Toplumsal alanlarda mini şort diye külotla, bikini diye sütyen-külotla

Tayt pantolon diye kalın külotlu çorapla ya da içlikle

Mini etek diye apışarasız külotla gezmek serbest

Ülkede 200 üniversite var ancak astrologluk, medyumluk, falcılık serbest

İşte siyaset bu

Gerçek ki siyaset ve ülke hem dine hem demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe, bilime, medeniliğe

Ve akıl-ruh sağlığına aykırı durumda

Sonra da 'Ülkede şiddet ve ahlaksızlık azalmak yerine neden daha da artıyor?' sorusu

İşte bu nedenle artıyor bunlar

Ülkeyi ahlak ve bilim değil

Ahlaka ve bilime aykırı dünya olan siyaset yönettiği için bunlar artıyor, ve daha da artacak,

Gerçek ki Muhammed de, Atatürk de boşuna 'Önce ahlak ve bilim' demedi,

Siyaset bir gemi ancak ahlaksızlık ve bilimdışılık dolu bir gemi

Bu gemi ile ne demokrasiye gidilir, ne dine

Bu gemi götürür ancak ya Eski Roma'ya, ya Eski Pompei'ye.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.10.22/04.52


İSLAMCI DÜNYADAN DİNE AYKIRILIK FIŞKIRIYOR DURUMU (ŞİİR)

 Eline silah alan kendini İslamcı, Müslüman, dinli sanıyor

Kuran okumuşlar 'Öldür' anlamışlar

Hadis okumuşlar 'Öldür' yorumlamışlar

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni anlamamışlar

İslamcı dünyadan alim, alime yerine terörcü fışkırıyor,

Kuran'ı ve hadisleri suçlulara ve kadınlara zalimlik emiri sanmışlar

Kuran'daki ve hadislerdeki dönemsel emirleri genelleme yapmışlar

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni anlamamışlar

İslamcı dünyadan din yerine zalimlik fışkırıyor,

Kuran'ın ve hadislerin evrensel ve tümel amaçlarını anlamamışlar

Kuran'dan ve hadislerden falcılık, büyücülük, üfürükçülük anlamışlar

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni anlamamışlar

İslamcı dünyadan alim, alime yerine alimliğe, alimeliğe aykırılık fışkırıyor,

Dini insanlığa dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni öğretmek değil

Düşmanlık ve kindarlık sanmışlar

İslamcı dünyayı bilim, teknoloji, medenilik, barış, huzur, güven merkezi değil

Düşmanlık ve kindarlık merkezi yapmışlar

Dini insanlığa dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni öğretmek değil

Dünyayı silah zoru ile elegeçirmek(ele geçirmek) sanmışlar

İslamcı dünyadan barış, huzur, güven değil düşmanlık ve kindarlık fışkırıyor,

'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' diyor hadis 

Ancak İslamcı dünyada sultanlıklar var

Siyaset toplumu bölmek ve insanları birbirlerine düşman etmek 

Ancak İslamcı dünyada siyaset var

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni anlamamışlar

İslamcı dünyadan din değil dine aykırılık fışkırıyor,

İslamcı dünyayı sultanlar, siyasetçiler değil

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri yönetmeli

İslamcı dünyaya dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ne uygun önderler, liderler gerek,

İslamcı dünyayı

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri ile dünyanın, insanlığın

Bilim, teknoloji, barış, huzur, güven, medenilik merkezi yapmak gerek

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nden bu istek

Ancak ne yazık ki sultanlar ve siyasetçiler yüzünden İslamcı dünyadan dine aykırılık fışkırıyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.12.22/04.50



16 Ekim 2022 Pazar

ÖĞRETMENSİZ EĞİTİME GEÇİLMELİ

 Artık iyice bilimsel ve teknolojik bir çağ başladı. Sanayide makineleşme yerini artık robotlaşmaya, robotlara bırakıyor. Bilgisayarın ve internetin doruk gelişimi; çağı öz olarak değil ama biçim olarak çok değiştirdi ve değiştirecek de. Sanayide makineleşme, işçilerin işsiz kalmasına yol açıp işsizliğe neden oluyor. Buna çözüm ise robotları yapan sanayide işçiye gerek olmasıyla açıklanmaya çalışıldı ama düşünülmedi ki robotları da robotlar yaparsa ne olacak? 


Sanayideki bu robotsal gelişim, eğitime de uygulanmak zorunda. Bunun iki nedeni var: 

1- Ekonomik neden 

2- Toplumsal neden. 


Şimdi bunları sırasıyla açıklayayım: 

1-EKONOMİK NEDEN: 1.000 öğrenci için, 50’şer öğrencilik sınıftan 20 sınıfa gerek var. 20 sınıfa ise tüm eğitim yılı boyunca yalnızca bir ders okutulduğunu varsayarsak örnekleme için, 20 öğretmene gerek var. Bir öğretmenin aylık ücretini, sigorta gideri ve öteki giderleri dışlayıp 1.500 Tl. varsayarsak bu, ayda 30.000 Tl. gider demektir, devlet için. Yılda 5 ayrı öğretmenle 5 ayrı ders okutulduğunu varsayarsak, aylık ücret toplamı: 150.000 Tl. yapar. Eğer sınıf başına öğrenci sayısını 50’den 30’a indirirsek daha çok öğretmen ve daha çok sınıf gerekecektir ki bu da daha çok masraf demektir. Oysa 1.000 öğrenci, tek bir büyük sınıfta, her öğrencinin önünden bir bilgisayar olarak, hiç öğretmensiz öğrenim ve eğitim görebilir. Bir bilgisayar saatde 100 wat elektrik yaksa ki yakmaz, ve her bilgisayar günde 10 saat açık kalsa ki kalmaz, günde 1 Kw. elektrik yakar. Bu da 1.000 bilgisayar için 1.000 Kw. yapar. Elektriğin Kw’ı: 300 Krş olsa; günde 300 Tl. elektrik gideri yapar. Bu da ayda 9.000 Tl. yapar. Oysa yılda tek bir ders için, 50’şer öğrencilik sınıflardaki 1.000 öğrenci için gerekli 20 öğretmen için, aylık 1.500 Tl. maaştan; aylık, toplam: 30.000 Tl. maaş ödenmesi gerekir ki buna sigorta ve öteki giderler katılı değil. Bir de her ders için ayrı öğretmenli yılda 5 ders için bunu hesaplarsak, ayda 150.000 Tl. maaş ödemesi gerekir. Bunu bir de ülke çapında düşünün. Ayrıca sınıf sayısı arttıkça, okul yapma maliyeti de artar. Oysa 1.000 öğrencilik sınıflar düş değildir, böylesine bilimsel ve teknolojik bir çağda. Bir de yeni enerji yatırımlarıyla elektriğin Kw'ının azalacağını hesaplarsak, aylık elektrik gideri daha da azalacaktır ki zaten bilgisayarların günde 8 saat değil 10 saat ve haftada 5 gün değil 7 gün açık kaldıklarını varsaydım. Yani gerçekte aylık elektrik gideri, 9.000 Tl.’nin de altında. Yani bir derslikten, ayda en az 141.000 Tl. tasarruf sağlayacaktır devlet. Bunu ülke çapında hesaplarsanız, trilyonu bulur. Bir de sigorta ve öteki ödemeleri de hesaplayın. 

Bu eğitim düzeninin teknik temeli ve yapısı, işin uzmanlarınca kolayca çözümlenir. Aynı anda, tüm bilgisayar ekranlarında aynı ders verilir, öğrenciler birbirleriyle yardımlaşır… Sorular anında görevli, sınırlı sayıdaki öğretmene; uzaktan ve internetle sorulur ve tüm öğrenciler de ekranlarında görür. Bunlar kolay iş… 

Dünyada ordular bile robot askerlere geçmeye çalışırken, eğitimde de bunun uygulanması zorunludur er ya da geç. 

2.TOPLUMSAL NEDEN: Tüm dünyadan gelen haberlerle artık; ‘’Öğrencisiyle sevişen öğretmen; öğretmeniyle sevişen öğrenci; öğrencisine tecavüz eden öğretmen; öğrencisini taciz eden öğretmen; bir yılda 5.000 erkekle yatan, evli ya da bekar kadın öğretmen; eşini aldatan öğretmen; eşcinsel öğretmen; fuhuşta yakalanan öğretmen’’ gibi haberlere alıştık ne yazık ki. Bugün bunlar, milyonda bir de olan şeyler olabilir ama bu önemli değil. Bundan 100 yıl önce de bu ülkede fahişe ve eşcinsel, toplam 100 taneyse, şimdi milyonları buldu. Yani sayının azlığı önemli değil olayın gelişim yönü ve eğilimi önemli. Anlaşılan o ki genelde Batılılaşma, özelde ise Ab’lileşme süreci ile bu tür olaylar ender değil gittikçe hızlanacak ve yaygınlaşacak şeylerdir. Düşünün ki birer ruh hastalığı olan eşcinselliğe ve fahişeliğe bile insan hakları, emekçi nitelikleri verilmektedir; psikologlar ‘’Bunlar birer ruh hastalığıdır yani zararlı ve kötüdür; önlenmelidir.’’ diye bas bas bağırırlarken. Görülen o ki siyasiler; bilimcileri dinlemiyorlar ve dinlemeyecekler de. Korkulan olacak ve tüm dünya bu tür olaylarca kuşatılacaktır; önlenilmek yerine. Bu durumda, eğitim; özelde öğrencilere, genelde insanlara eğitim verirken onların ruhlarını, akıl ve ruh sağlıklarını yok edecektir. Buna izin verilemez. Abd’de, Ab’de bunlar yaygın ve yasal olsa da bunlara izin verilmemelidir, verilemez. Dünyayı paranın ve oyun değil bilimin ve ahlakın yönetmesini sağlamak zorundayız. Bu tür öğretmenlerin olduğu ya da olabileceği okullara kimse çocuklarını göndermek istemez ki bu da insanca, bilimsel bir hak ve davranıştır. 


On yıldır öğretmenler üzerine araştırma yapıyorum. İnternetteki öğretmen bloglarına bakarsanız; ahlak, onur, mantık ve genel kültür yoksunu yazılar görürsünüz. Dünyada, öğretmenler arasında; cinsel yozluk, kültürel yozluk, ahlaksal yozluk, bilimsel yozluk, mantıksal yozluk gittikçe yayılmaktadır ve buna yasalar karşı çıkmamaktadır. Yani yasalar önlem almazsa, bunun sonu yoktur ki birgün gelir de okullarda öğretmen ve öğrencilerin çırılçıplak ders yaptıklarını duyduğumuzda şaşmamamız gerekecektir. Abd ve Ab emperyalizmlerinin eğitimini örnek alan eğitim düzeni; eğitimi yozlaştırmış ve yozlaştıracaktır. Abd ve Ab ahlaksızları, psikopatları ve sosyopatları sever; bilgeleri, evliyaları, bilimselleri sevmez. Çünkü emperyalizm bilge, evliya, ahlaklı, onurlu, insanca olsa zaten var olamazdı. Var olsaydı, ona emperyalizm(sömürgecilik) değil insancalık derdik. 


Atatürk’ün kastettiği öğretmenliğin, öğrenciliğin ve eğitimin yerini; Abd ve Ab emperyalizmlerinin ve özel sektörün (Kapitalistlerin) kastettiği öğretmenlik, öğrencilik ve eğitim almaktadır. Gidiş iyi değil kötü ve korkunçtur; insanlık dışıdır. Eğitimi, öğretmenliği, öğrenciliği, ülkeyi ve insanlığı kurtarmak için; öğretmensiz, bilgisayarlı ve ayrık eğitime geçmek zorunludur. Ayrık eğitim; erkeklerin ayrı okulda, kızların ayrı okulda eğitim görmesidir. Özenle yineliyorum; toplum artık ne yazık ki Atatürk’ün zamanındaki gibi değil. Atatürk zamanında, esnaf; dükkanını kapamadan camiye namaza gider gelirdi rahatça. Günümüzde ise üç kuruş para için insanlar hunharca öldürülmektedir. Her yer mafya, ahlaksızlık, yozluk kaynamaktadır. İnsanları, toplumu, ulusu, ülkeyi bunlardan korumak zorundayız. Darılmaca, gücenmece yok; gerçek bu, ne yazık ki. Bu ülkeyi de bu duruma ben getirmedim. Hak ve özgürlüklerin yanlış kullanılmasından doğan sonuçlardan; onları hiç kullanmayanlar ya da doğru kullananlar değil yanlış, kötü, zararlı kullananlar sorumludur. Bireysel özgürlük ile toplumsal özgürlük hep çatışır ama burada nitel, üstün, gelişkin olan toplumsal özgürlüktür. Örneğin: Tasarruf, insanlar için iyi bir şeydir ama herkes parasını biriktirir, kimse harcamazsa önce ekonomi, sonra ülke batar. Bu gerçeği ve farkı artık insanlar anlamalı. İnternetde; kendini eleştirene, en adi küfürleri ; ‘’Ruhumu şeytana sattım.’’ gibi yazıları yazabilen eğitimciler varsa artık öteki ahlaksal yozluklar olmasa da olur; öğretmensiz eğitime geçmek için gerekçe olarak; bu kadarı bile yeterli. Sayı konusuna takmayın; aritmetik değil geometrik olarak çoğalıyor bu tür insanlar. Yani bir gidip, bin geliyorlar, ezilip un oluyorlar…Öğrencilerin durumları içler acısı. Söylemek bile utanç verici. Okuldan çıkan kız öğrencilere bakıyorum da içlerinden bazıları, okuldan değil sanki pavyondan çıkar gibiler… Zamanla onların da sayıları çoğalacak doğal ki bu gidişle…


Ayrıca üniversite öncesi, tüm öğrencilerin saçları üç numara traş olmalı. Okuyan okur, okumayan gider; zorla değil. Kendilerini manken, artis, playboy, kazanova, bodyguard değil öğrenci, bilimci sanmalılar. 


İnsanca eğitim görmek istiyoruz, yozluklardan kurulu bir kabus değil…


Nerede Atatürk zamanındaki toplum ve eğitim; nerede şimdi toplum ve eğitim. 



Necdet Gürçiftçi 

İnternetde yayınlandığı zaman: 2009-ekim 

DEZENFORMASYON YASASI DEĞİL AHLAKSIZLIK YASASI GEREKLİ SAVIM (ŞİİR)

 İnsanlığın 21. yüzyılda da temel sorunu sözcüklerin doğru anlamlarını bilmemektir

Bu nedenle benim birinci görevim, birinci işim

Sözcüklerin doğru anlamlarını öğretmektir

Dünyadaki binlerce üniversite bile sözcüklerin doğru anlamlarını öğretmemekte

Örnek ki felsefe diye, 'Konulardaki ve sorunlardaki tüm olasılıkları tarafsızca ve dürüstçe

Araştırmak ve sunmak bilimi' tanımı değil

'Felsefe tarihi, felsefecilerin sözleri' falan öğretilmekte

Demokrasi diye, 'Ahlakçılık ve bilimsellik yönetimi' tanımı değil 'Siyaset, siyasi parti

Siyasetçilik, siyasi parti yönetimi' öğretilmekte

Özgürlük diye, 'Ahlakçılık ve bilimsellik' değil 'Serseriliğin kardeşi olan serbestlik

Yani ahlakdışılık ve bilimdışılık' öğretilmekte

Adalet diye 'Ahlakçılık ve bilimsellik' değil ahlakdışı-bilimdışı dünya olan siyasetin yaptığı

Yasala(Kanunlar), hukuk öğretilmekte

Din diye, dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımı değil

'Gelenekler, görenekler, töreler' yani Din hadisileri'nin din tanımına aykırı şeyler 

Öğretilmekte,

İnsanlık gerçeklerden ve doğrulardan

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan siyaset ve moda yüzünden

Öylesine uzaklaştırılmış ki Türkiye'de, siyasi iktidarın yaptığı ve 'Dezenformasyon yasası'

Diye bilinen yasadaki 'Yalan, doğru, gerçek' sözcüklerine bile

'Kime göre yalan, kime göre doğru, kime göre gerçek?' gibi saçmasapan, abuksubuk

Tepkiler, itirazlar yapılmakta ki bu ülkede binlerce lise, 200 üniversite var ve

Anlaşılmakta ki bu liseler ve üniversiteler daha ya 'Gerçek ne, doğru ne?' öğretmiyorlar

Ya da bunları yanlış öğretiyorlar yani 'Sana göre, bana göre, kime göre?'li yani

Göreliliğin safsata biçimi ile öğretiyorlar

Çünkü bilimde 'Gerçek' ve 'Doğru' sözcüklerine 'Kime göre?' sorusunu sormak

Ya cehalettir ya anlak(zeka) düşüklüğü durumudur çünkü 'Gerçek' tanımı 'Bilim'e göredir

'Doğru' da ahlaka göredir

Çünkü bilim beyinin ve gerçeğin nicel zirvesidir

Ahlak da beyinin ve doğrunun nitel zirvesidir

Bu nedenle örnek ki hayvanlarda ahlak ve bilim olmaz

Yani insanlar, toplumlar, ve insanlık 'Gerçek' demenin 'Bilim', 'Doğru' demenin 'Ahlak'

Demek olduğunu öğrenmelidirler artık

Yoksa durumları havanda su döğmek, ve bostan beygiri gibi hep aynı yerde dönmek durumu

Olur ki siyasetin amaçı(amacı) da zaten 'Demokrasi' diye bu durumları yutturmaktır

Yani 'Yanlış' denilince 'Bilime ve ahlaka göre yanlış'ı insanlar, toplumlar, ve insanlık

Siyaset diktatörlüğüne ve cehaletine karşın(rağmen) öğrenmek zorundalar artık,

'Dezenformasyon yasası' denilen şey demek ki kendine ölçü, ölçüt, pusula, önder, lider

Olarak 'Ahlak'ı ve 'Bilim'i alırsa doğru olur yoksa yanlış olur

Yani ahlaka ve bilime aykırı şeylere karşı olmak zaten akıl-ruh sağlığının da, demokrasinin de

Laikliğin de, adaletin de, medeniliğin de, özgürlüğün de görevidir

Ancak bu yasa ahlaka ve bilime aykırılıklara karşı olmak yerine yandaş ise 

Bu durumda öncelikle kendisi 'Dezenformasyon' durumu olur,

Durum ki 'Dezenformasyon' denilen şey ahlaksızlıktır yani utanmazlıktır

Yani insan ile hayvan arasındaki nitel en önemli farkın yok edilmesidir

Bu nedenle temel çözüm 'Dezenformasyon yasası' değil

Ahlaksızlığı yasaklayan 'Ahlaksızlık yasası' olmalıdır ki bunun içine ahlaksızlığın bir türü olan

Dezenformasyon da girer

Ancak bu durumda açık ki ahlakdışı moda türü de, ahlakdışı pılaj(plaj) türü de

Toplumsal alanlara ahlakdışı halle çıkmak da

Bar, pavyon, genelev, zina, eşcinsellik gibi ahlaka aykırı öteki şeyler de

Yani ahlaka aykırı herşey de yasaklanmalıdır ki bunun içine siyaset ve özel sektör de girer

Çünkü siyaset toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek biçiminde 

Özel sektör de toplumun vatanını, emeğini, ve gereksinimlerini sömürmek biçiminde 

Ahlaksızlıktır,

Gerçek ki toplumlar için de, insanlık için de en büyük, en kötü dezenformasyon ahlaksızlıktır

Çünkü ahlak çökerse yalnızca demokrasi ve adalet değil akıl-ruh sağlığı da çöker

Savım ki ahlaksızlığa karşı 'Ahlaksızlık yasası' çıkarılmalı

Ve hertürlü(her türlü) ahlaksızlık yasaklanmalıdır, bundan başka genel, mutlak çözüm yoktur,

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Savım ki Türkiye de, tüm dünya da Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi

'Ahlak' ve 'Bilim' ile yönetilmelidir

Yoksa ülkelere de, dünyaya da barış, huzur, güven, dostluk, birlik asla gelmez

Atatürk'e de 'Yurtta barış, dünyada barış' dedirten şey

Atatürk'ün 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyecek kadar

Ahlakçı ve bilimsellikçi olmasıdır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.10.22/09.08